Yumurta Krizi Ciddi Bir Sorun

Okunma [2932]
Yumurta Krizi Ciddi Bir Sorun

 

Yumurta Krizi Ciddi Bir Sorun

 

DAÜ Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halit Tanju BESLER "Birey ve aile olarak optimal beslenme kurallarına uyarak sağlığın korunması ve geliştirilmesinin mümkün olduğu da unutulmamalıdır" dedi.

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halit Tanju BESLER  Avrupa'da yaşanan yumurta skandali ile ilgili açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Besler yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Avrupa'da dört ülkede (Almanya, Belçika, Fransa ve Hollanda) başlayan sorun maalesef şimdiden 11 ülkeye yayılmış durumda. Bu ülkeler genellikle AB ülkeleri (İsveç, Birleşik Krallık, Avusturya, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Polonya, Romanya, Slovakya, Slovenya ve Danimarka) olmakla birlikte İsviçre ve Hong Kong'a kadar sıçramış durumda.

Temel sorun hayvanlarda pire, kene, mart ve bitlerin öldürülmesinde kullanılan ancak "insan-gıda" zincirinde kullanımı yasaklanmış olan bir pestisitin (insektisitve akarisit etkili), "fipronil'"in yumurta ve yumurta ürünlerinde tespit edilmiş olması ve takiben özellikle ilk dört ülkenin raflarda yer alan yumurta ve ilgili ürünleri toplatmasıyla patlak verdi.

 

Devlet Kontrolü Önemli

dd_yumurta-2.jpg

Ciddi bir halk sağlığı sorunun oluştuğu açıktır. Bu bulaşmanın altında yatan temel sorunun fipronil'in yasal olmayan şekilde kümeslerde ve tavukların yaşam alanlarının yakınında ve etrafında kullanılması, bunun sonucunda da yumurtaya penetre etmesi olarak gösterilmiştir. Özellikle bu ülkelerden girmiş ve içeriğinde yumurta bulunan ambalajlı ürünlere de dikkat etmek gerekir. Bu türden sorunların, "tarladan çatala" gıda güvenliğinin bir kez daha ne kadar önemli olduğu bu örnekten de görülmektedir. Dünyada buna benzer çok örnek mevcuttur. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri'nde yine yumurtalara "salmonella" bulaşması ve bunun insanlarda oluşturduğu sağlık sorunları, tüketilen çiğ sütlerden yine ciddi gıda kaynaklı enfeksiyonların görüldüğü bilinmektedir. Bu türden su ve gıda kaynaklı sorunların önlenmesinde devlet kurumlarına büyük sorumluluklar düşmektedir. Satışa sunulmuş, raflarda yer alan ambalajlı ve ambalajsız tüm ürünlerin piyasa kontrollerinin de yapılması büyük öneme sahiptir. Ancak, birey ve aile olarak optimal beslenme kurallarına uyarak sağlığın korunması ve geliştirilmesinin mümkün olduğu da unutulmamalıdır.

Buradaki temel yaklaşımın Akdeniz Diyetinden geçtiği, sebze ve meyve, tam tahıllı ürünlerin, kuru baklagil tüketiminin diyetimizde baskın olması, zeytin ve zeytinyağının kullanılan temel yağ olması büyük öneme sahiptir. Çocuklarda değil ama yetişkinlerde et (kırmızı et, tavuk balık) tüketimin de aşırıya kaçılmaması ve mümkünse ateş üzerinde (mangal) ve yağda kızartmalardan kaçınılması önemlidir. Alkol tüketimine dikkat edilerek azaltılması da önemlidir. Günlük su tüketimi özellikle bu yaz aylarında önemlidir. Yaş gruplarına da dikkat edilerek, günlük 4-10 su bardağı içilmesi önemlidir. Aşırı tuz ve şekerden kaçınılması gereklidir. Çocuklarda özellikle şekerli ve gazlı içeceklerin tüketiminin azaltılması yerine süt, ayran ve kefirin ikame edilmesi optimal beslenme kuralları içerisinde işaret edilmektedir. Bir diğer önemli unsurun ise olabildiğince hareketli bir yaşam biçimi olduğu hatırlanmalıdır. 


Taglar: #beslenme #diyet #diyetisyen #tanjubesler

Haberi Yapan: Diyetisyen Dünyası Editörü

Tarih: 23.08.2017

Kaynak: Halkın Sesi - Kıbrıs

Diğer Haberler