Hepimizin Omega-6 Detoksuna İhtiyacı Var!

Okunma [5124]
Hepimizin Omega-6 Detoksuna İhtiyacı Var!

 

Gıda ve Davranış Araştırmaları Enstitüsünün kurucusu ve Oxford Üniversitesi Kıdemli Araştırma Görevlisi Dr. Alex Richardson "Gıda endüstrisi, üretilmesi ucuz olan ve herhangi bir kıvama getirilebilen yüksek oranda işlenmiş bitkisel yağ kullanarak maliyeti düşürmeyi amaçlar." der.

‘'Bitkisel yağ kullanımı Omega-6 depolarımızın dolmasında ana suçludur. Ayçiçek yağı, soya yağı ve mısır yağı çok az besin değerine sahip olmalarına ve bir dizi modern hastalığın tetikleyicisi olmasına rağmen raflardan alınan işlenmiş gıdalarda ve birçok evde yaygın olarak kullanılır."

Dr Richardson, bitkisel yağlar için "Yasaklanmadıklarına inanamıyorum" demektedir. (1)

 

Hatırlayalım ; Neydi Omega-3 ve Omega-6?

 

Omega-3 ve Omega-6 yağ asitleri sınıfında olup vücudumuz tarafından üretilemezler, bu nedenle onları beslenme yoluyla almalıyz.

Yağ asitleri sadece enerji için de kullanılmazlar veya depolanmazlar, yağ asitleri biyolojik olarak aktiftirler ve kanın pıhtılaşması ve iltihaplanması gibi süreçlerde aktif rol oynarlar. Ancak Omega-6'lar ve Omega-3'ler aynı etkilere sahip değildir. Bilim insanları Omega-6'ları pro-inflamatuar olarak tanımlarken, Omega-3'leri anti-inflamatuar olarak tanımlamaktadır. Omega-6 bakımından yüksek bir beslenme programı vücutta kronik inflamasyon, kalp hastalığı, metabolik sendrom, diyabet, artrit, alzheimer ve birçok kanser türü dahil olmak üzere en ciddi modern hastalıkların önde gelen itici güçlerinden biri olabilir. Bu nedenle Omega-6 bakımından yüksek, Omega-3 bakımından düşük bir diyet yukarıda sayılan hastalıklara davetiye çıkartırken her ikisinin vücuda dengeli miktarlarda alımın içeren bir diyet iltihabı azaltır. (2)

 

 

Bu İşte Bir Dengesizlik Var

 

Geçmişten günümüze Omega-6/Omega-3 oranı tablosu :

omega3.jpg

 

Tablodan görüldüğü gibi yıllar içerisinde Omega-6'nın Omega-3 karşısındaki oranı dramatik şekilde artış göstermiş. Günümüzün yaygın Batı diyetleri neticesinde ortaya çıkan bu yüksek oran, kardiyovasküler hastalıklar, kanser, osteoporoz ve inflamatuar ve otoimmün hastalıklar dahil olmak üzere birçok hastalığın patogenezini desteklerken, bu tablo tersine çevrildiğinde yani Omega-3 alımı artırıldığında hastalıkları baskılayıcı etkileri olduğu tespit edilmiş. (3). Dengeli bir Omega-6/Omega-3 oranının sağlanması hastalıkların önlenmesinde önemli bir beslenme faktörü kabul edilmiştir.

İşlenmiş gıda içermeyen sağlıklı bir diyet uygulamış olsanız bile farkında olmadan çok fazla Omega-6 alıyor olabilirsiniz. Örneğin Omega-6 bakımından yüksek ve Omega-3 bakımından düşük olan mısır ve soyalı ürünler marketteki ürünlerde sıklıkla kullanılmaktadır.

 

Omega-3 Alımınızı Arttırın

 

Dr Richardson'a göre, diyetinizdeki Omega-6'yı azaltmak için yapabileceğiniz üç önemli şey var :

  • İşlenmiş gıdalardan kaçının.
  • Otla beslenmiş sığır eti ve tavuk yiyin; endüstriyel çiftliklerde yetiştirilen hayvanlar sıklıkla mısır ve soya ile beslenir, bu da eti Omega-6 bakımından yüksek ve Omega-3 bakımından düşük yapar.
  • Haftada 2-3 porsiyon yağlı balık tüketin.

Evinizdeki gıdaların üzerindeki etiketleri okuduğunuzda ne kadar Omega-6 içerdiklerini görüp şaşıracaksınız.

Omega 6/3 oranınızı dengede tutmak için beslenmenizi güçlü bir Omega-3 ile takviye etmeniz önemlidir. Özellikle biz diyetisyenler Omega-3'ün öneminin anlatılması ve doğru takviye seçimi konusunda farkındalık oluşturması gereken sağlık elçileriyiz.

2020 yılında yapılan bir araştırmaya göre ülkemizde yıllık ortalama balık tüketimi 4,85 kg civarında. (4) Bizden neredeyse 10 kat daha fazla balık tüketen Norveçliler aynı zamanda Omega-3 takviyesi kullanımında önde gelen ülkelerden biri. Yüksek ve hatta yağlı balık tüketimi bu kadar yüksek olan bir ülkede bile Omega-3 takviyelerine ihtiyaç duyulmaktadır.

 

Omega-3 Neden Bu Kadar Önemli?

 

Omega-3 ve içeriğindeki EPA ve DHA, tüm dünyada yıllardır yapılan araştırmalarda sağlığımız açısından önemi ispatlanmış yağ asitleridir. Bu nedenle anne karnından başlayarak hayatımızın her döneminde Omega-3'e ihtiyaç duyarız. Doğru miktarda ve düzenli kullanıldığında Omega-3, bağışıklık sistemini güçlendirdiği için pek çok sağlık problemine karşı bizi korumada destekçidir. Kalp ve damar sağlığı, eklem ve kas sağlığı, göz ve mental sağlığı koruma ve iyileştirmede etkisi bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. 

Omega-3 ve içeriğindeki EPA ve DHA'nın faydaları üzerine yayınlanmış yüzlerce çalışmaya şuradan ulaşabilirsiniz: https://www.fatsoflife.com/

 

etki.jpg

 

Bir Diyetisyen Hangi Omega-3 Takviyesini Önermeli?

 

Günümüzde birçok farklı ülkede, farklı balık kaynaklarından, farklı üretim tesislerinde, farklı konsantrosyanlarda ve kalitede birçok Omega-3 üreticisi ve bu üreticilerin farklı segmentlerde birçok ürünü  bulunuyor. Peki Omega-3 takviyemizi seçerken hangi faktörleri göz önünde bulundurmalıyız? 

 

  • Doğru EPA ve DHA miktarı: Çoğu sağlık kuruluşu, günde iki temel omega-3 yağ asidi formu olan en az 250-500 miligram kombine EPA ve DHA alımını önermekle birlikte, kalp hastalığı gibi belirli sağlık sorunları olan kişiler için genellikle daha yüksek miktarda Omega-3 tüketimi önerir.

 

  • Tazelik: Balık yağları oksijenle temas ettiklerinde doğaları gereği zamanla asit değerleri yükselir. Sıcaklık bu süreci hızlandırır. Bu da balık yağının bayatlamasına neden olur. Omega-3'ünüzü seçerken, ambalajının oksijen ve güneş ışığı geçirmediğinden, doğru şartlarda depolandığından emin olun, son kullanma tarihini ise mutlaka kontrol edin. Şeffaf ambalajlarda satılan Omega-3 ürünlerini kesinlikle almamanız gerektiğini hatırlatalım.

 

  • Trigliserit form: Doğal formu ve iki kat daha fazla absorpsiyon sağlaması nedeniyle, balık yağları trigliserit formunda tercih edilmelidir. Etil ester formu kimyasal formdur.

 

  • Kaynağı: Çevre kirliliğinden etkilenmemiş doğal ortamında yaşayan okyanus balığı kaynaklı olması takviye seçiminde önemli kriterdir.

 

Norveç'in Kalbinden Taze Omega-3 : Ballstad

 

Ballstad; Norveç, Brattvåg'da dünyanın en iyi üretim tesislerinde üretilen Omega-3 besin takviyelerini son 4 yıldır ülkemize de getiriyor.

Uluslararası Omega-3 endüstrisindeki firmalar yaygın olarak, stokları büyük, zaten üretilmiş partilerden satın almaktadırlar. Bu şekilde, aynı Omega-3 ürünü farklı marka etiketleri altında piyasaya sürülmektedir.

Ancak Ballstad'ın her bir kapsülü, Ballstad'a özel üretiliyor. Böylece Ballstad balık yağının üretiminden nihai ambalajlı ürüne kadar kalite güvencesinin tam kontrolüne sahiptir. Ballstad her pakette ve her kapsülde aynı Ballstad kalitesini garanti eder.

 

ballstad-paket.jpg

 

Endüstri Standartlarının Ötesinde Saflık ve Tazelik

 

Saflık, Ballstad için sürekli takip edilen bir odak noktası. Bu sebeple endüstri standartlarının ötesine geçerek çevresel ve oksidatif kirliliklerden arınmış Omega-3 sağlama çabası bütün süreçlerine hakim.

Ürün spesifikasyonları yalnızca aşağıdaki gereksinimleri karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda bu gereksinimleri aşıyor:

  • AB ve ABD Farmakopeleri
  • Codex Alimentarius standardı
  • GOED Monografisi
  • IFOS 5 yıldızlı derecelendirme standartları

Ballstad ürünleri üretilirken ham balık yağı kimyasal ve yüksek sıcaklık kullanılmayan özel bir işlem kullanılarak saflaştırılıyor. Tüm üretim süreci 22 çevresel ve oksidatif kirlilik için izleniyor. Yapılan testlerin %75'inde harici laboratuvarlar tarafından belirlenen tespit limitlerinin de altında sonuçlar alınıyor. Ve hatta düzenlemeye tabi olmayan birçok parametre de ekstradan test ediliyor.

 

Katı Oksidasyon Sınırları

 

Oksidasyon, yağın kalitesinin önemli bir göstergesidir. Düşük oksidasyon seviyeleri, serbest radikallerin oluşumuna karşı korunmaya, duyusal özellikleri iyileştirmeye ve raf ömrünü uzatmaya yardımcı olabilir. Ballstad oksidasyon limitleri, GOED Monograph'ta belirlenenlerin yarısından bile daha azdır.

Hem üretim aşamasında hem de 3 yıllık raf ömrünü tamamlayıncaya kadar 6 ayda bir yapılan kararlılık testlerinde oksidasyon sürekli takip edilir. Raf ömrü sonunda bile neredeyse üretim günündeki tazelik değerlerini muhafaza eder. Bunu sağlayan çeşitli etmenler şunlar: 

  • Ambalaj: Hava geçirgenliği düşük ve güneş ışığı bariyeri yüksek ambalajı ile oksijen, nem ve güneş ışığı temasının en düşük seviyede tutulması. 
  • Özel depolama alanında kontrollü sıcaklık ve kontrollü nem şartlarında muhafaza edilmesi.
  • Sadece doğrudan tüketiciye satış yapılarak, farklı depo, distribütör ya da uygun olmayan yerlerde saklanmasını engellemesi.

 

tablet.jpg

 

%100 Memnuniyet Garantisi

 

Ballstad kullananlara %100 memnuniyet garantisi veriyor. Hatta "Paranız iade" politikası ile, memnun kalınmadığı takdirde para iadesi sözü veriyor.

 

Ballstad Omega-3'ünü diğerlerinden ayıran özellikleri şöyle:

 

  • Ballstad, içeriğindeki 540mg EPA, 390mg DHA ve 120mg diğer Omega-3 yağ asitleri ile birlikte  toplamda günlük 1050 mg Omega-3 almanızı sağlar. 
  • Tamamen trigliserit formundadır.
  • Her yaştan insanın kolaylıkla yutabilmesi için sadece 1,2cm büyüklüğünde kapsüllere sahiptir. Böylece 7 yaşından itibaren çocuklar ve yutma problemi olan yetişkinler için kolaylıkla yutma sağlanır.

(Bu arada Ballstad'ın 2020 yılında yaptırdığı bir araştırmadan bahsedelim. Rastgele seçilmiş 150 kişiye omega-3 kapsüllerini büyük (tek seferde) mü, küçük (birkaç kapsül) mü tercih ettikleri sorulmuş. Araştırmaya katılan kişilerin %70i küçük kapsülleri tercih ettiklerini söylemiş. )

  • Bunlara ek olarak Ballstad kapsüllerinin dış jelatinleri de balıktan üretiliyor. Koku ve tat hassasiyeti olanlar için midede herhangi bir rahatsızlığa sebep olmuyor.
  • Üretim tesisleri ağırlıklı olarak hidroelektrik enerji ile çalışır. Tesislerde biyolojik yakıt olarak balık yağı yan ürünleri kullanılır. Bu yöntem, hiç atık madde üretmeyerek Ballstad'ın üretimindeki karbon ayak izini neredeyse sıfıra indirir.
  • Ballstad üretiminde kullanılan balıklar, sadece sertifikalı sürdürülebilir balıkçılık alanlarından gelir.

 

ballstad.jpg

 

Ballstad'a Ulaşmak İsteyenler 

 

Ballstad en taze Omega-3 ürününü saklama koşullarına önem vererek kullanıcılara ulaştırmayı amaçladığı için sadece online satış hizmeti veriyor. Böylece kullanıcıları ile doğrudan iletişim kurabiliyor, onların ihtiyaçlarını, geri bildirimlerini ve yorumlarını ilk ağızdan değerlendirebiliyor. 

Ayrıca Ballstad tüm kullanıcılarına ücretsiz diyetisyen desteği sağlıyor. Ballstad ekibinden Dyt. Buse ALTINAY, kullanıcıların sorularına telefon ve/veya e-posta ile yanıt veriyor, onları yönlendiriyor.

Daha fazlası için Ballstad resmi web sitesini ziyaret edebilirsiniz: www.ballstadomega3.com.tr

Ballstad'tan sipariş vereceğiniz Omega-3 ürününü, 20.03.2022 tarihine kadar Diyetisyen Dünyası üyelerine özel tek kullanımlık dyt20 kodu ile %20 indirimli alabilirsiniz.  

 

Referanslar

 

  1. Courtney Van de Weyer. (2005).Changing Diets, Changing Minds: how food affects mental well being and behaviour.
  2. Calder,P. ( 2006). n-3 polyunsaturated fatty acids, inflammation and inflammatory diseases. The American Journal of Clinical Nutrition.1505S-1519S.
  3. Russo,G. (2009). Dietary n-3 and n-6 polyunsaturated fatty acids:from biochemistry to clinical implications in cardiovascular prevention. Biochemical Pharmacology. 937-46
  4. (https://ourworldindata.org/grapher/fish-and-seafood-consumption-per-capita?tab=chart)

 

 


Taglar: #omega3 #omega6 #ballstad #diyetisyen #beslenme #oxford #araştırma #balıkyağı #norveç #fishoil

Haberi Yapan: Diyetisyen Dünyası Editörü

Tarih: 21.02.2022

Kaynak: Sponsorlu İçerik

Sıradaki haber yükleniyor...

Diğer Haberler