Onkolojide Koruyucu ve Teröpatik Beslenleme Yaklaşımları Konferansı

Okunma [850]
Onkolojide Koruyucu ve Teröpatik Beslenleme Yaklaşımları Konferansı

 

‘'Onkolojide Koruyucu ve Teröpatik Beslenleme Yaklaşımları‘' konulu konferansta Uzman Diyetisyen Tuğçe AYTULU, Uzman Diyetisyen Dilşad BAŞ, Prof. Dr. Erdem YEŞİLADA ve Uzm. Psk. Özden ÖZ USLU konuşmalarıyla diyetisyenler ve öğrencilerle buluştu.

 

 

adsiz-tasarim-113.jpg

 

Haftada 2 kez bir kerede 80-90 gramdan fazla kırmızı et yemeyin! 

 

Uzm. Dyt. Tuğçe AYTULU Kanserden Koruyucu Beslenmenin önemine dikkat çekti. Alkol, obezite, sebze ve meyveler, posa, vitaminler, yağlar, kırmızı et, tatlandırıcılar, organik beslenme  konularının kanserle ilkşkisini kanıta dayalı verilerle anlatan AYTULU,  ‘'BKİ'nin 5 kg/m2 artması birçok kanser riskini arttırmaktadır. Sebze ve meyveler özellikle yayılabilen mesena kanserinde oldukça etkilidir. Kolorektal kanserderde kırmızı/mor, turuncu/sarı, beyaz sebze ve meyveler oldukça etkili. Bize düşen görevlerden biri de kişilerin gökkuşağı gibi renkli beslenmesini sağlamaktır.'' şeklinde konuştu.

 

Sözlerine şu şekilde devam etti; ‘'Amerikan Kanser Araştırmaları Birliği'nin 2015 verilerine göre tütün kullanımı ve obezite tüm kanserlerin en büyük nedeni. Özellikle meme kanserlerinde her 3 vakadan 1'I iyi bir beslenme ve yaşam tarzı değişkliği ile kansere yakalanmaktan kurtulabilir. Her 1 birim alkolde 5 ekstra kanser vakası daha görülüyor. Kırmızı etin kanserle pozitif ilşkisi var gibi görülüyor. Bu yüzden haftada 2 kez bir kerede 80-90 gram kadar kırmızı et tüketilebilir. ‘'

 

 

Kanıta Dayalı Kanserden Koruyucu Öneriler:

  • Hergün 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmeli.
  • Alkol alımı azaltılmalı.
  • İdeal ağırlıkta olmalı.
  • Tam tahıldan zengin beslenilmeli.
  • İşlenmiş kırmızı et ve kırmızı et tüketimi kısıtlanmalıdır.

 

 

Beslenmenin Kanser Tedavisindeki Gücü

 

adsiz-tasarim-114.jpg

 

Uzm. Dyt. Dilşad BAŞ Onkolojide Beslenme adlı sunumu ile 2. Konuşmacıydı. ‘'Beslenmenin Kanser Tedavisindeki Gücü'' kitabının kendisinin 3. Çocuğu olduğunu ifade eden BAŞ, kemoterapi ve radyoterapi alan hastalarda nasıl bir beslenme planı çizilmesi gerektiğini anlattı. Ve şöyle devam etti, ‘'Bilin ki kanser hastaları er yada geç malnütrisyona, kaşeksiye sürüklenecek hastalardır. Kanser kaşeksisis progresif fonksiyonel bozukluğa yol açan ve standart beslenme programıyla tamamıyla geri döndüremeyen ilerleyici iskelet kas kitle kaybı ile kararkterize multifaktöriyel bir sendroımdur. Bizler bu hastaları prekaşeksi evresinde yakalamaya çalışacağız. Onkolojik hastalarımızı PG-SGA tarama yöntemi ile tararsak hastaların durumuna daha objektif şeklilde bakabiliriz. ‘'

 

 

Hastalar hiçbir şeyi fazla tüketmemeli

 

Kanserli hastaların beslenem planını anlatan BAŞ, ‘'Hastalara kilogram başına 25-30 kalori, 1-1,5 gram protein vermek yeterli olacaktır. Bu hastaların hiç birşeyi fazla yememesi gerekir. Yeterli ve dengeli beslenmek bu hastalarda da çok önemli. Hastalarımızın bu dönemde greyfurt, karadut, nar, bitki çayları, yaban üzümü tüketmelerini istemiyoruz.  Ayrıca hastalara sunulan yemekler ekşi, acı, çok tatlı, aşırı sıcak-soğuk olmamalıdır. ‘' dedi.

 

 

Kanser hastaları şeker yiyebilir mi?

 

Kanser hastalarının şeker ile ilşkisini sorgulayan bir öğrenciye; ‘'Şekeri herkes az yemeli. Bu kanser hastaları içinde geçerli. Kılavuzlar bize günlük enerjinin maksimum %10'nun şekerden gelebileceğini belirtiyor. İnsülin direnci olan ciddi obez ve iştahlı olan bir kanser hastasının şekeri ihtiyacı yoktur. Fakat malnütrisyon, iştahszılık, bulantı, kusma gibi sıkıntılar yaşayan hastalara şeker konusunda biraz daha esnek davranılmalı. ‘'Kanser hücreleri şekeri kolay kullanıyor!'' ifadesinin altında bir dizi biyokimyasal süreç var. Oradaki şeker sizin yediğiniz şeker değil. ‘' şeklinde cevap verdi. 

 

 

Onkolojide Besin Destekleri ve Fitoterapi Yaklaşımları

 

adsiz-tasarim-115.jpg

 

Öğle yemeğinden sonraki ilk oturumda konuşmacı olan Prof. Dr. Erdem YEŞİLADA, ‘'Onkolojide Besin Destekleri ve Fitoterapi Yaklaşımları'' adlı konuşması ile merak edilen konuları anlattı. YEŞİLADA, farklı biyolojik mekanizmalar üzerinden metabolizmaya katılan ve işlevsel olan  besin desteklerinin etkilerini maksimum şekilde gösterebilmesi için bu maddelerin eczanelerde satılan formlarının alınması gerektiğinin altını çizdi. 

 

YEŞİLADA, ‘' Curcumin en önemli silahlarımızdan biri. Yani nam-ı değer zerdeçal. Sarı altın diyenlerde var bu maddeye. Farklı mekanizmalar üzerinden; enflamatuar sitokinleri, adhezyon moleküllerini, reseptörleri etkiliyor ve 100'den fazla maddede etkin oluyor. Kanserin ilerlemesini azaltoyor, radyoterapi ve kemoterapinin etkinliğini arttırıyor, tedavinin kusma, bulantı, kilo kaybı, hafıza  sorunları gibi yan etkilerini azaltıyor. Tabi bu etkiler için günde en az 12 gram tüketilmesi gerekiyor. Çünkü bağırsaktan çok az emilip, vücudun ph'ında hızlı bozuluyor ve atılıyor. Bu etkili görebilmek için mutlaka zerdeçalın ilaç formülleri kullanılmalı. ‘'

 

 

Zerdeçal emilimi artsın diye kaşık kaşık karabiber yemeyin!

 

Karabiberin fazla tüketimi ile ilgili uyaran YEŞİLADA, zerdeçal emilimini arttırmak için 1 çorba kaşığı yiyelim derseniz, vücudunuzda UDP- glukünoniltransferaz enziminin doğal inhibitörünü bol miktarda almış olursunuz. Bu da karaciğerdeki ilaç metabolizmasını etkiler, ilacın daha fazla emilmesine neden olur.'' uyarısında bulundu. 

 

Zencefilin faydalarından ve kullanımından da bahseden YEŞİLADA, ‘'Kemoterapiden 7 gün önce günde 1 gram civarında kullanılması kemoterapinin olası yan etkilerini azaltmada etkildir.  Hamilelerde maksimum 1 gram kullanılabilir.'' dedi. 

 

Apiterapi ürünlerine dikkat çeken YEŞİLADA, arıların oluşturduğu reçine olan propolisin içerdiği kafeik asit fenetil ester maddesinin kanserli hücrelerin çoğalmasını azalttığını, ilaca olan direncin bu madde sayesinde kırıldığını anlattı. Hangi propolis kullanılmalı sorusunu ‘' %70 alkollü ekstresi kullanılmalı.'' cevabını Verdi. 

 

 

Olumsuz olma, olumlu ol!

 

adsiz-tasarim-116.jpg

 

Son oturumda konuşamacı olan Uzm. Psk. Özden ÖZ USLU, kanser hastalarını psikolojisinin  beslenmelerini ne kadar çok etkilediğiniz, asla olumsuz bir ifade kullanılmaması gerektiğini belirtti. 

 


Taglar: #Sağlıklıbeslenme #kanser #koruyucu #kemoterapi #onkoloji #radyoterapi #beslenme #diyetisyen #psikoloji #Terapötik #BeslenmeYaklaşımı #Eğitim #ücretsizeğitim #TuğçeAYTULU #DilşatBAŞ #bitki #bitkisel #fitoterapi #BesinDestekleri #ErdemYEŞİLADA #ÖzdenUSLU #YeditepeÜniversitesi #OnkolojideKoruyucuveTeröpatikBeslenlemeYaklaşımları #BeslenmeninKanserTedavisindekiGücü

Haberi Yapan: Diyetisyen Dünyası Editörü

Tarih: 01.04.2019

Kaynak: Özel Haber

Sıradaki haber yükleniyor...

Diğer Haberler