Çayın Tarihi, Türleri ve Besin Değerleri

Okunma [1032]
Çayın Tarihi, Türleri ve Besin Değerleri

 

Çay, Camellia sinensis olarak bilinen bir bitkinin yapraklarından elde edilen ve dünyada sudan sonra 2. sırada yer alan en yaygın bir içecektir. Üç farklı şekilde elde edilen çay; yeşil çay, siyah çay ve oolong çay olarak bilinmektedir.

Yapılan birçok araştırma sonucunda, siyah ve yeşil çayın benzer etkilere sahip olduğu görülmüştür. Son yıllarda sağlıkla ilgili yayınlanan raporlar nedeniyle ilgiyi üstüne toplamıştır. İnsan vücudunu birçok yönden etkileyen çay, 4000'den çok kimyasal madde içermektedir.

Gün boyunca çay içmemizin yanı sıra, kendimize özgü demleme usulü, ince belli cam bardaklar, kıtlama çay gibi katkılarımızla çayın kültür tarihine eklediklerimiz gözardı edilemez.

 

 

Uluslararası Dünya Çay Günü

 

Dünya Çay Günü ilk kez 15 Aralık 2005 tarihinde kutlanmıştır. Asya ve Afrika'da yer alan sendikalar, küçük çay üreticileri ve sivil toplum örgütleri tarafından kutlanan Uluslararası Dünya Çay Günü, küçük çay üreticileri için işçi ücretleri ve adil fiyatlandırmaya dikkat çekmek için gerçekleştirilmeye başlandı.

İlk kez Hindistan'ın Yeni Delhi şehrinde düzenlenen Çay Konferansı'nda; düzensiz rekabet, arazi mülkiyeti, güvenlik, kadınların hakları, sosyal güvenlik ve yaşama ücretlerini düzenlemek amacıyla bir deklarasyon ortaya konuldu. Bu deklarasyon işçi ve küçük işletmeleri korumak ve desteklemek için ortaya çıktı. Başka bir organizasyon olan Hindistan Çay Kurulu ise; BM Gıda ve Tarım Örgütü'ne resmi tatil olmasını umut ederek Çay Günü'nü önerdi. 2005 yılından bu güne 15 Aralık tarihi Çay Günü olarak bilinmekte ve kutlanmaktadır.

 

 

Çayın Tarihi 

 

İlk kez Çin'de ortaya çıkan çayın tarihi M.Ö. III. yüzyıla dayanır. Rivayete göre, M.Ö. 2700'lerde İmparator Shenn Nung bir çay ağacının altında oturur. Bu sırada elindeki sıcak su dolu kâseye birkaç yaprak çay yaprağı düşer. Düşen yaprakların suya verdiği renk ve tat imparatorun hoşuna gider. Shenn Nung'un bunu içip şifa bulmasının üzerine çay, şifa bulmak amacıyla ilaç olarak kullanılmaya başlanır.

 

 

Çay, İlk Zamanlarda Tedavi Amaçlı Kullanılmıştır 

 

Başlangıçta tedavi amacıyla kullanılan çay, Çin'de ticaretin gelişmeye başlamasıyla ticari bir unsur haline gelir. M.S. VIII. Yüzyılda Çin kültürünü incelemeye gelen Japon rahipler burada çayla tanışır ve bu mucizevi bitkiyi ülkelerine de götürürler. Böylece Japonya'ya gelen çay, Japon halkı tarafından da sevilir. Hatta önemli protokol toplantılarında çay seremonisi bile yapılmaya başlanır.

 

 

Türklerin Çayla Tanışması 

 

c-ay-ve-karadeniz.jpg

 

Anadolu'nun coğrafi konumu itibariyle İpekyolu güzergahının üzerinde bulunması, Avrupa'dan önce çay ile tanışmasına olanak sağlamıştır.

Çayı ilk içen Türk'ün Hoca Ahmet Yesevi'nin olduğu birçok kaynakta bildirilmekle beraber, Türklerin çay ile tanışması ise XIX. Yüzyılda mümkün olur… 1879 yılında, Basra Valiliği'nde bulunmuş Hacı Mehmet İzzet Efendi yayımladığı "Çay Risalesi" adlı eserde, çayın faydalarından bahseder ve sıklıkla tüketilmesini tavsiye eder. 

Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi ile bazı kayıtlarda çay hakkında anlatımlar bulunmaktadır. Elde bulunan kayıtlara göre Türkiye'de çay bitkisinin yetiştirilmesine ait ilk ciddi girişim 1888 yılında yapılmıştır.

Çayın ekimi ile ilgili ilk girişimler Bursa'da gerçekleşir, ancak ekolojik koşulların elverişsizliği sebebiyle bu girişimler başarısızlıkla sonuçlanır. Sonrasında bir heyet, çay yetiştirilen bölgeyi incelemek üzere Batum'a gider. Doğu Karadeniz'de Rize ve çevresinin toprak ve iklim koşulları itibariyle Batum'la benzerlik gösterdiğini anlatan bir rapor hazırlar ve dönemin Ekonomi Bakanlığı'na sunar. Dönemin Ziraat Umum Müdürü Zihni Derin tarafından başlatılan ilk çalışmalar, Gürcistan'dan getirtilen ilk tohumlarla mümkün olur. 1930'lu yılların sonunda bölgede birçok küçük ölçekli fabrika kurulmasından sonra çay bugün Rize'nin ekonomisinin vazgeçilmezi haline gelmiştir.

Dünyada en çok çay tüketen ülkeler arasında Türkiye'nin de yer aldığının da unutmadan altını çizelim. 1900'lü yıllara kadar çayı tanımayan ve tam bir 'kahve tiryakisi' olan Türkiye'de bugün çay, sudan sonra en sık tüketilen içecek haline gelmiş durumdadır. Türkiyede en çok çay üretilen il Rize'dir.

 

 

Çay Türleri

 

c-ay-tu-rleri.jpg

 

Günümüzde, ticari amaçla üretimi yapılan, birbirinden farklı üç tip çay vardır. Bunlar: Siyah, yeşil ve oolong çaydır. 

Yeşil çay fermente edilmemiş, siyah çay tam fermente edilmiş ve oolong çay ise, yarı fermente edilmiş bir özelliktedir.

Dünya çapında üretilen çayın, yaklaşık % 76'sını siyah çay, % 22'sini yeşil çay ve % 2'sini oolong çay oluşturmaktadır. 

 

 

Çay Türleri Farklı Miktarlarda Besin Bileşenlerine Sahiptirler

 

fenolik-madde-c-ay.jpg

 

Çay yapraklarının bileşimi klimatolojik, kültürel ve genetik faktörlere bağlı olarak değişmektedir.

Çay fenollerinin miktarı diğer bileşenlere göre oldukça fazladır. Çay yaprağındaki polifenollerin yaklaşık ¾'ünü flavanoller, flavanollerin de % 60-70'ini (-)-epi gallokateşin-3-gallat oluşturur.

Siyah çaya işleme aşamalarında flavanol içeriği giderek azalır. Siyah çaya işleme sırasında uygulanan oksidasyon sonucu flavanollerden teaflavinler ve tearubuginler gibi sekonder polifenoller oluşmakta, flavanol içeriği azalmaktadır. İşleme yöntemine bağlı olarak çayın fenolik madde miktarıyla birlikte fenolik madde kompozisyonu da değişmektedir. Örneğin siyah çay kuru maddede % 3-10, oolong çay % 8-20, yeşil çay ise % 30-42 oranında toplam flavanol içermektedir.

 

 

Çayın Antioksidan Aktivitesi

 

siyah-c-ay-ic-erik.jpg

 

Çay, içerdiği flavanoller nedeniyle güçlü antioksidan aktiviteye sahip olup birçok hastalığın oluşum ve gelişimini önlemektedir. Yapılan çalışmalar, çay tipine bağlı olarak fenolik madde miktar ve kompozisyonunun dolayısıyla antioksidan aktivitesinin değiştiğini, yeşil çay içerdiği yüksek flavanoller nedeniyle, siyah çay ise flavanol içeriği yanında enzimatik oksidasyon aşamasında oluşan sekonder fenolik maddeler nedeniyle yüksek antioksidan aktiviye sahip olduğunu göstermiştir.

 

Çayın Tıbbi Açıdan Değerlendirilmesi

 

Çayın her yaş grubu için başta koroner kalp hastalıkları (KKH), inme, kalp damar hastalıkları (KDH), hipertansiyon (HT), özofagus, mide, kolerektal, akciğer ve prostat gibi çeşitli kanser türleri olmak üzere, artrit, antiviral ve antiinflamatuar hastalıklara karşı koruyucu ve kemik yoğunluğunu düzenleyici etkileri yapılan araştırmalarla gösterilmiştir. Hem yeşil hem de siyah çayın içeriğinde bulunan polifenolik bileşikler nedeniyle antioksidan bir içecek olduğu ve kronik hastalıklardan koruyucu etkisini bu yolla sağladığı belirtilmektedir.

 

c-ay-ve-faydalari.jpg

 

Çay Ne Kadar İçilmeli? Yeşil Çay Mı Yoksa Siyah Çay Mı İçilmeli?

 

Bu sorulara literatürlerde verilen yanıtlar şu şekilde özetlenebilir. Yapılan birçok testte siyah ve yeşil çayın benzer etkilere sahip olduğu belirtilmiştir. Çaydaki kafein gözlenen bazı etkilere sahip olduğu bilinmekle beraber, düzenli olarak içilen çayın genellikle kafeinsiz çaydan (değişik fermentasyonlarla elde edilen) az da olsa daha iyi etkilere sahip olduğu söylenebilir.

Epidemiyolojik veriler ve laboratuar sonuçları, 4 fincan (fincan yaklaşık 160 mL) veya daha az çayın (yaklaşık 600 mL kadar) kronik hastalıkları önemli derecede korumada yeterli olmadığı gösterilmiştir. Günde tüketilen 6-10 fincan çayın (yaklaşık 960-1600 mL) kronik hastalıklardaki riski azalttığı gösterilmiştir. Bu miktarda tüketilen çay sağlıklı beslenme alışkanlığının bir parçası olmaktadır.

 Yetişkinlerde toplam alınan sıvı miktarı olan 2.5 litrenin, 0.9-1.4 litresinin çay olması gerektiği önerilmektedir. Her ne kadar çocukların şişmanlatıcı yüksek düzeyde şekerli içecekler yerine, 3-5 fincan kafeinsiz çay içmelerinin faydalı olacağı önerilmiş olsa bile, kafeinsiz çay elde edilirken, organik solvent içeren değişik yöntemlerin kullanıldığı ve organik solvent kalıntılarının toksik etkilere yol açacağı belirtilmiştir. Bu durum dikkate alındığında, çocuklar için önerilen kafeinsiz çay tüketiminin yararlı olacağı kanaati oluşmamaktadır.

Sonuç olarak, çay sağlıklı beslenmenin bir parçası olan iyi antioksidan kaynaklardan biridir. Yetişkinlerin günde 2-3 litre sıvı tüketmeleri gereklidir. Su, günlük sıvı tüketiminin önemli bir parçasıdır. Bilimsel araştırma sonuçlarına göre, günde 5-7 fincan çayın yeşil veya siyah taze demlenmiş (yaklaşık 800-1120 mL) günlük alınan sıvı miktarının bir bölümünü oluşturması gerektiği belirtilmekte ve önerilmektedir.

 

 

Kaynaklar : 

  • https://dergipark.org.tr/en/pub/omuanajas/issue/20232/214220
  • http://www.turkcayi.com/pdf/CayveSaglik5.pdf
  • https://dergipark.org.tr/en/pub/mutftd/issue/43194/523880
  • https://www.rtb.org.tr/tr/cayin-tarihcesi
  • https://onedio.com/haber/15-aralik-dunya-cay-gunu-nasil-ve-nerede-ortaya-cikti-dunya-cay-gununun-ortaya-cikis-amaci-1025716

 


Taglar: #çay #tea #siyahçay #yeşilçay #beslenme #diyetisyen #diyet #diet #çaytüketimi

Haberi Yapan: Diyetisyen Dünyası Editörü

Tarih: 14.12.2022

Kaynak: Derleme Haber

Sıradaki haber yükleniyor...

Diğer Haberler